buzdolabına

Daha büyük bir buzdolabına ihtiyacımız var.

Wir brauchen einen größeren Kühlschrank.

Annemin plastik kalıpları vardı. Meyve suyunu içlerine döker ve onları buzdolabına atardık.

Meine Mutter hatte diese Plastikformen, man hast Fruchtsaft reingefüllt und sie in den Gefrierschrank gelegt.

Biri beni buzdolabına geri koysun.

Bringt mich in den Tiefkühler zurück.

Ve şişeleri de buzdolabına koy.

Und die Flaschen in den Kühlschrank.