düşünüyordum

Bu sabah düşünüyordum da, belki de bir kitap yazmalıyım.

Ich dachte heute Morgen, vielleicht sollte ich ein Buch schreiben.

Ama ben şimdi düşünüyor ki her şey tamamlandı benim için.

Aber ich glaube, jetzt ist alles komplett für mich.

Ben de biraz daha düşünmek isterim.

Ich würde gerne mehr darüber nachdenken.

Evet. Ben de bunu düşünüyordum Fishlegs.

Ich habe darüber nachgedacht, Fischbein.

Charlotte'un annesi, benim patolojik bir yalancı olduğumu düşünüyor.

Charlottes Mutter denkt, ich sei eine krankhafte Lügnerin.

Ben de yarın sabah yola çıkmayı düşünüyordum.

Ich denke, ich werde morgen früh losziehen.

Düşünüyordum da belki daha gizli bir yaklaşım denemeliyiz.

Ich dachte, wir versuchen vielleicht eher einen schleichenden Angriff.

Bu olayın Sovyet politikasını değiştireceğini düşünmek saflıktır.

Diese neue Entwicklung würde ihre Expansionspolitik keineswegs ändern.

Ve ben aynı şeyi düşünüyordum.

Ich dachte gerade dasselbe.

Senin gibi birini hak ettiğini düşünmüştüm.

Ich dachte, sie verdient jemanden wie Sie.