düzenbaz

Siz sarhoş, düzenbaz, ifrit, fuhuş yapan dinsiz, çıkarcı, hırslı sahtekarlarsınız.

Ihr seid Säufer, Betrüger, Schurken, Hurenmeister gottlose, selbstsüchtige, raffgierige Betrüger.

Yani, bir düzenbaz her zaman düzenbazdır.

Einmal ein Betrüger, immer ein Betrüger.

Çok çıkarcı, tehlikeli ve düzenbaz biri.

Sie ist manipulativ, gefährlich, hinterlistig.

Düzenbaz istihbaratçıların Dünya zirvesi.

Eine Welt-Gipfel, böser Geheimdienste.

Düzenbaz politikacılar tarafından çalındı, ucuz, göçmen işçilar tarafından çalındı

Gestohlen von den korrupten Politikern, gestohlen von billigen Immigrantenarbeiten

Mali dolandırıcı, eski bir düzenbaz, hırsız ve yalancının teki.

Er ist ein Finanzbetrüger, ein Ex-Betrüger, ein Dieb, ein Lügner.

Sen bir düzenbaz değilsin.

Du bist kein Betrüger.

Havaalanı idaresi, Havacılık Dairesi ve şirketler hepsi yalancı ve düzenbaz.

Also, das Flughafenmanagement, die FAA, und die Gesellschaften sind alle Lügner und Betrüger.

Sen düzenbaz değilsin Steve.

Du bist kein Verbrecher, Steve.

Düzenbaz FBI ajanı, masum adamı tutukladı.

Skrupelloser FBI-Agent verhaftet unschuldigen Mann".