değiştirmek için Türkçe-Almanca çeviriler:

ändernd, ändern · verändern · sich ändern · tauschen · austauschen · wechseln · ersetzen · vertauschen · verwandeln · auswechseln · variieren · umändern · wandeln · umgestalten · umschalten · diğer çevirileri

değiştirmek ändernd, ändern

Tanrım, bazı şeyler hiç değişmiyor.

Grundgütiger. Manche Dinge ändern sich nie.

Bir ceset daha bir şey değiştirecek mi?

Würde eine Leiche mehr etwas ändern?

Çünkü tek bir bağışlama hareketi her şeyi değiştirebilir.

Denn ein kurzer Akt der Vergebung kann alles ändern.

değiştirmek verändern

Bazen bizim kontrolümüz dışındaki güçler her şeyi değiştirebilir.

Manchmal können Mächte außerhalb unserer Kontrolle alles verändern.

Hayatını değiştirdi?

Dein Leben verändert?

Yine de hiçbir şey değişmedi.

Trotzdem hat sich nichts verändert.

değiştirmek sich ändern

Tanrım, bazı şeyler hiç değişmiyor.

Grundgütiger. Manche Dinge ändern sich nie.

Bu ilişki asla değişmiyor.

Diese Beziehung ändert sich nie.

Her şey değişmek üzere.

Alles wird sich ändern.

değiştirmek tauschen

Değişmek ister misin?

Sie wollen tauschen?

Numara değiştirmek kötü şans getirir.

Nummern tauschen bringt Unglück.

Kartları değişmek ister misin?

Willst du Karten tauschen? Nein.

değiştirmek austauschen

Hayır, bir şeyi değiştirmek istemiyorum.

Nein, ich möchte nichts austauschen.

Basit bir değiş-tokuş, Bay Grant.

Ein einfacher Austausch, Mr. Grant.

Beni değiştirmek mi istiyorsun?

Willst du mich austauschen?

değiştirmek wechseln

Çünkü benim hislerim değişip duruyor.

Denn meine Gefühle wechseln ständig

Değiştirmek ister misin?

Sie wollen wechseln?

Kusmuk temizlemek ve idrara bulanmış nevresimleri değiştirmekten daha iyi, değil mi?

Besser als Kotze aufzuwischen und nach Urin duftende Bettlaken zu wechseln, richtig?

değiştirmek ersetzen

Taramalarda aort kapağında daralma görüldü. Kapakçığı açık kalp ameliyatıyla değiştireceğiz.

Der Scan zeigte eine verengte Aortenklappe, die wir bei einer offenen Herz-OP ersetzen.

Kadın aort kapakçığını değiştirebiliyor ama donmuş bir bilgisayar paniklemesine sebep oluyor.

Die Frau kann Aorta-Klappen ersetzen, aber ein eingefrorener Computer Bildschirm versetzt sie in Panik.

Tüm ışıkları yüksek verimli floresanla değiştirmek ve tesisatta su tasarruflu armatür kullanmak.

Alle Lichter durch hoch effiziente Leuchtstoffröhren ersetzen, Wasserspar-Armaturen im ganzen Sanitärbereich

değiştirmek vertauschen

Onları ne zaman değiştirdiniz?

Wann hast du sie vertauscht?

Bu doktorun kanını hepatit mikrobu olan kanla değiştirdik.

Wir haben das Arzt-Blut mit Hepatitis-Blut vertauscht.

Bu kartlar yine değiştirilmiş.

Die Karten wurden wieder vertauscht.

değiştirmek verwandeln

Bizim Billy de değişmek istiyor.

Unser Billy will sich auch verwandeln.

İblis seni ve evi değiştirecek bir büyü yapmış olmalı.

Der Dämon muss das Haus verhext und dich verwandelt haben.

Temelim, yer değiştiren kumlara dönüştü.

MeinBetonfundament verwandelte sich in Treibsand.

değiştirmek auswechseln

Bu arada, Karl beni sekreteri için terk etti, bu yüzden kilitleri değiştirmen gerekiyor.

Außerdem hat mich Karl wegen seiner Sekretärin verlassen, also müssen Sie diese Schlösser auswechseln.

Kilitleri değiştirmek zorunda kalacağım.

Ich muss die Schlösser auswechseln.

Bütün çipleri değiştirmek.

Die Chips auswechseln.

değiştirmek variieren

Bireyler değişebilir, yüzdeler hesaplanır.

Individuen variieren, Prozentangaben bleiben konstant.

Arama süreleri değişiyor.

Die Anrufdauer variiert.

değiştirmek umändern

Bir şeyi değiştirebilir miyim?

Kann ich etwas umändern?

değiştirmek wandeln

Vergi hukukunun sürekli değişen ortamında

Im fortwährenden Wandel des Steuerrechtes

değiştirmek umgestalten

Hayatını değiştirmek de falan da filan da

Das Leben umgestalten. Bla, bla, bla.

değiştirmek umschalten

Trafik lambalarını kim değiştiriyor?

Also, wer kann Ampeln umschalten?