doğrular

Tedavi için immün baskılayıcılar ve plazmoferez doğrulamak için de böbrek biyopsisi yapın.

Es ist Goodpasture. Behandelt mit Immunsuppressiva und Plasmapherese und bestätigt es mit einer Nierenbiopsie.

Bunu senin için doğrular mı?

Sie wird das für Sie bestätigen?

Elbette ki, Bay Birnley bunu doğrular.

Natürlich kann Mr. Birnley das bestätigen.

İronik bir biçimde bunu doğrulamak için kolonoskopi yapmamız gerekiyor.

Ironischerweise müssen wir eine Darmspiegelung machen um das zu bestätigen.

Çünkü doğrular ya korkunç, ya da sıkıcı oluyor.

Weil die Wahrheit immer schrecklich oder langweilig ist.

Hastaya kolesterol ilacı başlayın ve doğrulamak için biyopsi yapın.

Verabreicht dem Patienten Statine und macht eine Biopsie zur Bestätigung.

Tanıyı doğrulamak için kemik iliği biyopsisi yapacağız.

Zur Bestätigung machen wir eine Knochenmarkbiopsie.

Doğrulamak için evet veya hayırlara ihtiyacım var.

Ich brauche nachweisbare "Ja"s und "Nein"s.

Kısa bir süre önce doğruladım.

Das wurde mir vor kurzem bestätigt.

Bunlar doğrular değil mi, Bayan Sable?

Ist das nicht die Wahrheit, Miss Sable?