duruyorum

Hâlâ kaybolup duruyorum ama her şeyi görmek istiyorum.

Ich verlaufe mich immer noch, möchte aber alles sehen.

Tabii ki, yolda Takos yemek için duracağım.

Natürlich werden wir unterwegs für Taccos anhalten.

Ben ise ayrıntılarla uğraşıp duruyorum.

Aber ich untersuchejedes detail.

Parti davetlerini geri çevirip duruyorum.

Ständig dabei, Partyeinladungen abzulehnen.

Küstah işciler gibi küfredip duruyorum!

Ich hab geflucht wie ein Fuhrknecht.

Bir yerde duruyorum.

Ich stehe irgendwo.

Tek başıma duruyorum

Ich steh' allein.

Tatlı isteyip duruyorum.

Ich ersehne Süßigkeiten.

Ben patlama alanının dışında tam burada duracağım.

Ich? Ich bleibe genau hier, außerhalb der Explosionszone.

Hayır, ama su dökmek için durdum.

Nein. Ich hielt für eine Wasserpause an.