duruyoruz

Bazen yaramaz çocuklar gibi gülüp duruyoruz.

Wir lachen manchmal wie zwei ungezogene Kinder.

Neden yine bir arpa tarlasında duruyoruz?

Warum halten wir erneut an einem Gerstenfeld?

Neden duruyoruz o zaman?

Warum halten wir dann an?

Kesinlikle, ama kesinlikle Paris'te duruyoruz.

Wir stoppen definitiv definitiv in Paris.

Tamamen duruyoruz efendim.

Antrieb gestoppt, Sir.

Bir buçuk saattir aynı şeyi tekrarlayıp duruyoruz.

Wir haben das jetzt geschlagene anderthalb Stunden durchgekaut.

Şimdi de akşam yemeği için duruyoruz.

Und jetzt halten wir zum Abendessen.

Şu an için suni tenefüsle ayakta duruyoruz.

Im Moment habe ich das Hauptbuch weggesperrt.

Burada oturmuş duruyoruz Boban.

Wir sitzen hier fest, Boban.

Her gün aynı şeyleri yapıp duruyoruz.

Wir machen immer dasselbe, tagein, tagaus.