ele geçirmek için Türkçe-Almanca çeviriler:

einnehmen · erobern · kapern · erlangen · besetzen · nehmen · besorgen · erwischen · holen · ergreifen · schnappen · diğer çevirileri

ele geçirmek einnehmen

Berlin ele geçirildi.

Berlin ist eingenommen.

Paraşütçü Birlikleri Goose Green'i ele geçirdiler.

Die Fallschirmjäger haben Goose Green eingenommen.

Lucian İttifakı Destiny'i ele geçirmek için geliyor.

Die luzianische Allianz, sie kommen um die Destiny einzunehmen.

ele geçirmek erobern

Bu zaman dilimindeki Klingonlar Romulan İmparatorluğu'nu ele geçirmişlerdi.

In dieser Zeitperiode haben die Klingonen das romulanische Imperium erobert.

Sen bize önderlik edeceksin, biz de bu dünyayı ele geçireceğiz.

Du wirst uns anführen, wir werden diese Welt erobern.

Çünkü o gemiyi ele geçireceğiz.

Weil wir den Frachter erobern werden.

ele geçirmek kapern

Hollanda açıklarında çıkartmada ele geçti.

An der holländischen Küste gekapert.

Peter Blood, bu gemiyi ele geçirip zafer kazanan sen miydin?

Peter Blood, hast du dieses Schiff gekapert und den Sieg erlangt?

Eğer Natividad'ı ele geçirirsem, kralım için bir ganimet olacaktır.

Wenn ich die Natividad kapere, ist sie die Beute meines Königs.

ele geçirmek erlangen

Bayan Huntley boşanma sırasında kontrolünü ele geçirmişti.

Mrs. Huntley hat während der Scheidung die Kontrolle erlangt.

Avery, Otto az önce tekrar kontrolü ele geçirdi.

Avery, Otto hat wieder die Kontrolle erlangt.

Peter Blood, bu gemiyi ele geçirip zafer kazanan sen miydin?

Peter Blood, hast du dieses Schiff gekapert und den Sieg erlangt?

ele geçirmek besetzen

Clara yeni bir bedeni ele geçirmek istiyor.

Clara will einen neuen Körper besetzen.

Savannah'nın bedenini ele geçirecek.

Sie will Savannahs Körper besetzen.

ele geçirmek nehmen

Halkımız Las Palomas ve Trincheras' ı ele geçirdi.

Unsere Leute nahmen Las Palomas und Trincheras ein.

Ajan Sartana da Torrez tarafından ele geçirilmiş.

Und Agentin Sartana wurde gefangen genommen von Torrez.

ele geçirmek besorgen

Tek yapmam gereken sınav sorularını ele geçirmekti.

Ich musste ihr nur die Prüfungsfragen besorgen.

ele geçirmek erwischen

Rostov'u ele geçirmiş, Efendim.

Sie hat Rostov erwischt, Sir.

ele geçirmek holen

Destro senin hapishaneni ele geçirdi ve sen yardım çağırmadın mı?

Destro hat Ihr Gefängnis übernommen und Sie haben keine Hilfe geholt?

ele geçirmek ergreifen

Şeytani bir şey, kasabayı ele geçirmişti.

Etwas Böses hatte die Stadt ergriffen.

ele geçirmek schnappen

Ama Sauron seni ele geçirdi peki şimdi?

Aber Sauron hat Sie geschnappt und Was jetzt?