erkekler

Kadınlar için romanlar, erkekler için dini kitaplar.

Geschichtenbücher für Frauen, heilige Bücher für Männer.

Kafkaslı. Erkek. Boynu kırılmış, arka kaburgaları kırılmış kafatası ve bacakları da.

Kaukasisch, männlich, zerquetschte Luftröhre, gebrochene Rippen, Wirbelsäule, Schädel, Beine.

Burada erkeklerden hoşlanan, uyumlu, politikayla ilgilenmeyen bir lezbiyen var.

Hier drüben ist eine männerfreundliche, umgängliche, nicht-politische Lesbe.

Ben de erkek kardeşimi trafik kazasında kaybettim.

Ich habe meinen Bruder bei einem Autounfall verloren.

Erkekler için dini kitaplar.

Heilige Bücher für Männer.

Hayır, gerçekten bir erkek arkadaşım var.

Nein, wirklich, ich habe einen Freund.

Bayanlar için romanlar, erkekler için dini kitaplar.

Romane für Frauen, heilige Bücher für Männer.

Hayır, benim erkek arkadaşım yok.

Nein ich habe keinen Freund.

Eğer bir erkek arkadaşım olsaydı ama yok.

Wenn ich einen Freund hätte, ich hab aber keinen.

Belki de buranın güçlü bir erkeğin varlığına ihtiyacı vardır.

Vielleicht braucht dieser Ort eine starke männliche Präsenz.