fırsatını

Bazen en büyük değişim, daha da büyük fırsatlar getirir.

Manchmal bringen große Veränderungen sogar noch größere Gelegenheiten.

Bu fırsat için teşekkürler.

Danke für diese Gelegenheit.

Bu fırsat için teşekkür ederim.

Danke für diese Möglichkeit.

Hepsi için bir fırsat!

Eine Gelegenheit für alle!

Vettius'un saflığı iyi bir fırsat doğuruyor.

Vettius' Dummheit bietet eine seltene Gelegenheit.

Baban için bu büyük bir fırsat.

Tolle Gelegenheit für deinen Vater.

Sizin bir fırsat aradığını sanıyordum.

Ich dachte, ihr sucht eine Gelegenheit.

Sana yeni bir fırsat daha tanıyorum.

Ich biete Ihnen eine neue Möglichkeit.

Burada iyi bir fırsatım var.

Ich habe ein gutes Leben hier.

Artık fırsatlar yok!

Keine Auszeiten mehr.