gözlerim

Kahverengi gözler mavi gözler, yeşil gözler.

Braune Augen, blaue Augen, grüne Augen.

Aynı siyah gözler, aynı elmacık kemiği, burun, ağız.

Dieselben dunklen Augen, dieselben Wangenknochen, Nase, Mund.

Oyulmuş gözler, işkence edilen vücutlar, iğrençlikler.

Durchbohrte Augen, gefoltertes Fleisch, Unaussprechlichkeiten

Siyah saçlar, mavi gözler

Dunkles Haar, blaue Augen.

Bu gözler her şeyi görür.

Diese Augen Sie sehen alles.

Gözlerim beni yanıltıyor mu?

Trügen mich meine Augen?

Kapkara gözler. İki kara delik gibi.

Pechschwarze Augen, wie zwei dunkle Löcher.

Parlayan gözler yok, iyileşme yok.

Keine glühenden Augen, keine Heilung.

Gözler, hayır, senin gözlerin.

Augen. Nein, nein. Ihre Augen!

Benim kötü gözlerim var.

Ich habe schlechte Augen.