güdümlü

Efendim, haber alınamayan üç güdümlü füze destroyerimiz var.

Sir, drei unserer Lenkwaffenzerstörer werden noch vermisst.

Bundan daha basit kablolaması olan güdümlü füzeler gördüm.

Ich habe Fernlenkwaffen mit einfacheren Schaltkreisen gesehen.

Bir laboratuvarda çalışıyor yoksa roketler için güdüm sistemleri mi hazırlıyor?

Arbeitet er in 'nem Labor und entwickelt Raketenleitsysteme oder sowas?

Bay La Forge, güdüm aygıtı üzerinde çalışmaya başlayın.

Mr La Forge, konstruieren Sie das Peilgerät.

Arkadaşın, Maddy. Isı güdümlü füzeden farksızdır, kardeş

Deine Freundin Maddy, die ist voll die Wärmesuch-Rakete.

Bir kontrol birimine benziyor bir çeşit güdüm sistemi.

Sieht aus wie ein Kontrollknoten für ein Steuerungssystem.

Browning'in geliştirdiği son kendinden güdümlü silah.

Serpent, die letzte Verlängerung der Browning.

Değiştirilmiş, güdümlü EMP.

Modifizierter, gelenkter EMP.

Güdümlü bir füze.

Ein Cruise Missile.

Kuyruğumda iki ısı güdümlü füze var.

Ich habe zwei Wärmesensor-Raketen hinter mir.