gürültü

Korkunç bir gürültü, değil mi?

Ein schrecklicher Laut, oder?

Dün gece gürültüler duydum.

Ich hörte letzte Nacht Geräusche.

Sonra büyük bir gürültü duydum.

Dann hörte ich ein lautes Geräusch.

Dün gece bir gök gürültüsü duyduğumu sandım.

Ich hab"s letzte Nacht donnern hören.

Tüm bu gürültü.

Dieser ganze Krach.

Ben gök gürültüsü duydum.

Ich habe ein Donnern gehört.

Onu gök gürültülü bir fırtınada gömdü.

Ich begrub ihn während eines Gewitters.

Gürültülü bir çocukluk.

Eine turbulente Kindheit.

Oldukça gürültülü bir gidişti.

Ein ziemlich lauter Abgang.

Bir gürültü duydum.

Ich hörte Krawall.