güzeldi

Seni tekrar görmek gerçekten çok güzel.

Ist wirklich schön, dich wiederzusehen.

Senin için güzel haberlerim var, küçük kardeşim.

Ich habe einige gute Nachrichten für dich, kleiner Bruder.

Seni tekrar görmek güzel, kardeşim.

Schön, dich wiederzusehen, Bruder.

Annen güzel bir mezar taşını hak ediyor.

Sie verdient einen schönen Grabstein, deine Mutter.

Elbette çok güzel ama ama bu kadar değil!

Doch, sie ist sehr schön, aber sie ist viel schöner.

Çok güzel, ama bunun için şu an zamanım yok.

Sehr schön, aber dafür habe ich jetzt keine Zeit.

Ben de çok güzel bir çift var.

Ich denke, ich hab ein sehr gutes Paar.

Size çok güzel bir şey göstereceğim.

Ich möchte Euch etwas sehr Schönes zeigen.

İyi bir Hıristiyan cemaatiyle karşılaşmak çok güzel.

Schön, eine gute christliche Gemeinde anzutreffen.

Çok güzel, çok güzel.

Sehr schön, sehr schön.