gelmek için Türkçe-Almanca çeviriler:

kommen · haben · herkommen · bedeuten · gehen · ankommen · stammen · eintreffen · klingen · geraten · anreisen · zukommen · diğer çevirileri

gelmek kommen

Ama şimdi geri geliyor.

Aber jetzt kommt sie zurück.

Gel, sana ihtiyacımız var.

Kommen Sie! Wir brauchen Sie.

Bir atli geliyor.

Ein Pferd kommt.

gelmek haben

Biliyorum ama yeni bir bilgi geldi.

Ich weiß, aber ich habe neue Informationen.

Ama benim kız kardeşim Sookie'nin de başına bir sürü şey geldi.

Aber meine Schwester Sookie, sie hat auch eine Menge durchgemacht.

Belki biri onu almaya gelmiştir.

Vielleicht hat ihn jemand abgeholt.

gelmek herkommen

Buraya neden geldiğini biliyor musun?

Wissen Sie, warum Sie hergekommen sind?

Arada bir buraya gelebilir miyim?

Darf ich manchmal herkommen?

Peki o zaman neden geldin buraya?

Warum bist du dann hergekommen?

gelmek bedeuten

Kulağa önemli geliyor ancak hiçbir anlamı yok.

Klingt wichtig, bedeutet aber rein gar nichts.

Argo, kendini becer" anlamına geliyor!

Es bedeutet "Argo fuck yourself".

Bunun ne anlama geldiğini biliyor musun, profesör?

Wissen Sie auch, was das bedeutet, Professor?

gelmek gehen

Bak, ben şimdi gidiyorum. Ama daha sonra gelebilir miyim?

Ich werde jetzt gehen, aber darf ich später wiederkommen?

Biri geliyor, biri gidiyor.

Einer kommt, einer geht.

Gidelim! Gel hadi!

Gehen wir, los!

gelmek ankommen

Az önce Suzy'nin eski sevgilisi geldi.

Suzys ehemaliger Verlobter ist gerade angekommen.

Hayır, yeni geldik.

Nein, gerade angekommen.

Gul Danar geldiğinde, birkaç yanaşma yönetmeliği onu bir süre dışarda tutabilir.

Wenn Gul Danar ankommt, könnten ihn ein paar Andock-Vorschriften eine Zeit lang aufhalten.

gelmek stammen

Bu fıçıların nereden geldiğini biliyorum.

Ich weiß, woher diese Fässer stammen.

Bu bilgelik sözleri nereden geliyor?

Woher stammen diese Worte der Weisheit?

Bu duygu nereden geliyor biliyor musun?

Weißt du, woher es stammt, dieses Gefühl?

gelmek eintreffen

Birkaç yüz Skrreeanın bugün istasyona gelmesi bekleniyor.

Mehrere Hundert Skrreeaner dürften heute eintreffen.

Yat-San daha gelmedi mi?

Ist Yi-Shan schon eingetroffen?

Affedersiniz, baylar ve bayanlar! Yeni misafirimiz geldi.

Verzeihung, Ladys und Gentlemen, unser neuer Gast ist eingetroffen.

gelmek klingen

Sesin yorgun geliyor.

Sie klingen müde.

Sesiniz korkunç geliyor.

Sie klingen schrecklich.

Sesin endişeli geliyor.

Sie klingen besorgt.

gelmek geraten

Kaziri de tıpkı ensemdeki EGO implantı gibi kemerbeyin parçalarının bir araya gelmesinden oluşuyor.

Das Kaziri ist auch eine Verknüpfung von Archenhirnfragmenten, genau wie das Ego-Gerät in meinem Genick.

Hey, sen fazla gelişmiş gelincik!

He, du zu groß geratenes Wiesel.

Cihazdan gelen, ayarlanmış, süper düşük frekans

Die modulierende, niedrige Frequenz von dem Gerät

gelmek anreisen

Şimdi ta İbiza'daki Privilege'den gelen özel bir konuğumuz var.

Extra aus Ibiza angereist, kommt jetzt ein besonderer Act.

Bay Kootz New York'tan buraya geldi.

Mr. Kootz ist aus New York angereist.

gelmek zukommen

Biri sana doğru gelirse

Wenn jemand auf dich zukommt