hırsızlık için Türkçe-Almanca çeviriler:

Diebstahl · Einbruch · Autodiebstahl · stehlen · Raub · Ladendiebstahl · Einbrüche · diğer çevirileri

hırsızlık Diebstahl

Bir hırsızlık bildirmek istiyorum.

Ich möchte einen Diebstahl melden.

Uyuşturucu, vandallık, hırsızlık okuldan kaçmalar.

Drogen, Vandalismus, Diebstahl, Schulschwänzen.

Tezgah, dolandırıcılık büyük hırsızlık.

Komplott, Betrug, schwerer Diebstahl.

hırsızlık Einbruch

Haneye tecavüz, hırsızlık ve araba hırsızlığından sabıkalı.

Vorstrafen wegen Einbruch, Diebstahl, schwerem Autodiebstahl.

Araba hırsızlığı, haneye tecavüz, uyuşturucu.

Schwerer Autodiebstahl, Einbruch, Drogen.

Bir hırsızlık olayında.

Bei einem Einbruch.

hırsızlık Autodiebstahl

Araç hırsızlığı, ağır saldırı, cinayete teşebbüs.

Autodiebstahl, schwere Körperverletzung, versuchter Mord.

Haneye tecavüz, hırsızlık ve araba hırsızlığından sabıkalı.

Vorstrafen wegen Einbruch, Diebstahl, schwerem Autodiebstahl.

Araba hırsızlığı, haneye tecavüz, uyuşturucu.

Schwerer Autodiebstahl, Einbruch, Drogen.

hırsızlık stehlen

Yalan, Hırsızlık, Rüşvet ya da Cinayet?

Lügen, Stehlen, Korruption oder Mord?

Bu hırsızlık, değil mi?

Das ist doch Stehlen, oder?

Ayrıca ben hırsızlık yaparım.

Und außerdem stehle ich.

hırsızlık Raub

Cinayet, tecavüz, hırsızlık?

Mord, Vergewaltigung, Raub?

Hırsızlık mı, adam kaçırma mı?

Ein Raub oder eine Entführung?

Manhattan'da iki cinayet var. Biri hırsızlık, biri aile içi şiddet.

Zwei Morde in Manhattan einer ein Raub, einer häusliche Gewalt.

hırsızlık Ladendiebstahl

Üç kere tutuklanmış. Sonuncusu altı ay önce hırsızlıktan.

Dreimal verhaftet, das letzte Mal wegen Ladendiebstahl, vor sechs Monaten.

Ted, birçok kadın mağaza hırsızlığı döneminden geçmiştir.

Ted, viele Frauen machen eine Ladendiebstahl-Phase durch.

hırsızlık Einbrüche

Ama hepsi küçük hırsızlıklar, ev hırsızlıkları falan.

Aber das waren alles Bagatelldelikte, Einbrüche.