haneye

Haneye tecavüz, hırsızlık ve araba hırsızlığından sabıkalı.

Vorstrafen wegen Einbruch, Diebstahl, schwerem Autodiebstahl.

İkisi de bu hanenin kölesiydi, değil mi?

Beide waren doch deine Haussklaven, oder?

Araba hırsızlığı, haneye tecavüz, uyuşturucu.

Schwerer Autodiebstahl, Einbruch, Drogen.

Altı hane veya daha fazla.

Sechs Buchstaben oder mehr.

Çalıntı mal bulundurma, haneye tecavüz.

Besitz von Diebesgut, Einbruchsdiebstahl,

Haneye tecavüz, çalıntı mal bulundurma.

Einbruchsdiebstahl, Besitz von Diebesgut,

Rebecca Ahn, dört ayrı birinci dereceden haneye tecavüzden suçlu bulundunuz.

Rebecca Ahn, Sie sind schuldig des Einbruchdiebstahls in vier Fällen.

Leo, geçenlerde Simon Schuster ile otobiyografinin yayınlanması için yedi haneli bir fiyata anlaşmışsın.

Leo, Sie schlossen einen siebenstelligen Vertrag mit Simon Schuster ab, für Ihre Autobiographie.

Robert Hernandez, birinci dereceden haneye tecavüzden suçlu bulundunuz.

Robert Hernandez, Sie sind schuldig des Einbruchdiebstahls in einem Fall.

Chloe Tayner, birinci dereceden haneye tecavüzden suçlu bulundunuz.

Chloe Tainer, Sie sind schuldig des Einbruchdiebstahls in einem Fall.