hocası

Tarih hocası olmak istiyordum.

Ich wollte Geschichtsprofessor werden.

Buyurun hoca, buyurun.

Bitte, Hodscha, bitte.

Alan çok iyi bir akıl hocası ama aramızda bir şey yok.

Alan ist ein großartiger Mentor, aber da läuft nichts.

Ben de akıl hocası değilim.

Ich bin kein Ratgeber.

Ben Lily'nin dans hocası Lucy.

Ich bin Lilys Tanzlehrerin Lucy.

Joanna, benim için gerçekten harika bir akıl hocası olmuştur.

Joanna hat wirklich ein unglaublicher Mentor für mich.

Kimse özel bir hocadan bir şey öğrenemez. Fransızca dışında reverans yapmayı da.

Aber niemand lernt etwas von einer Gouvernante, abgesehen von Französisch und wie man knickst.

Ama senin de iyi bildiğin gibi, Dr. Wells çok daha tecrübeli bir hoca.

Aber wie du genau weißt, hat Dr. Wells viel mehr Erfahrung.

Ve senin ve çocuklar için sağlık sigortası. Junior'un fizik tedavisi. Onun özel hocası.

Dann ist es die Krankenversicherung für dich und die Kinder, für Juniors Krankengymnastik, seinen Logopäden.

Sanat hocası Bay Kume'nin bir erkek öğrenciyle ilişkisi vardı.

Der Kunstlehrer Kume hatte eine unschickliche Beziehung mit einem Schüler.