iğnesi

İğne gibi dişleri, bükülmüş dudakları, sarı gözleri vardı.

Zähne wie Nadeln, verzerrte Lippen, gelbe Augen.

Yüksek dozda korunma iğnesi kısırlığa neden olabilir.

Hoch dosiertes Depo-Provera wird Sie chemisch kastrieren.

Bana bir iğne lazım.

Ich brauche eine Spritze.

O çengelli iğneyi öpmüştüm.

Ich küsste diese Sicherheitsnadel.

Sürüsü olmayan bir Hızlı İğne son derece savunmasızdır.

Ein Stachel ohne Rudel ist extrem angreifbar.

Bir iğne hazırla.

Ein Hypo vorbereiten.

Ama sürekli iyileştirici iğneler şart.

Aber regelmäßige Auffrischungen sind nötig.

Bir iğneye daha ihtiyacım var.

Ich brauch noch einen Schuss.

İğneleri çıkarmak onları öldürüyor.

Sie herauszuziehen tötet sie.

Doktorları, iğneyi, hastaneleri.

Ärzten, Nadeln, Krankenhäusern.