iyilerin

Çok iyi bir hemşiresin, ama çok kötü bir yalancısın.

Sie sind eine gute Krankenschwester, aber ein schlechter Lügner.

İyi bir cadı izlerini gizler. Ama ondan daha iyi olan izleri ortaya çıkarır.

Eine gute Hexe verwischt ihre Spuren, aber eine bessere, kann sie wieder aufdecken.

Ben de biraz araştırma yaptım. Haberler iyi değil.

Ich habe auch ein bisschen gegraben, keine guten Nachrichten.

Albirnumara,vur ağaca bulbirneden,iyi hissetmekiçin

Takea number,knockonwood Finda reasonto feelgood

Muhtemelen bu iyi bir fikir.

Wahrscheinlich eine gute Idee.

Yatak odası oturma odası, çok iyi bir mutfak.

Ein Schlafzimmer, ein Wohnzimmer, eine sehr gute Küche.

Biliyor musunuz, kızınız gerçekten iyi bir yalancı.

Wissen Sie, ihre Tochter ist eine wirklich gute Lügnerin.

Ama benim daha iyi bir fikrim var.

Aber ich habe noch eine bessere Idee.

Demek bu gece için iyi dinlenmiş bir nöbetçi erimiz var.

Jetzt haben wir eine gutausgeruhte Wache für heute Nacht

Ama gerçekten iyi bir hikaye.

Aber eine wirklich gute Geschichte.