kabasın

Küçük kardeşim, nereden geliyorsun ki bu kadar kabasın?

Kleiner Bruder, woher kommst du, daß du so unhöflich bist?

Neden bu kadar kabasın?

Wieso sind Sie so gemein?

Neden bu kadar kabasın, onlar sadece çocuk?

Warum bist du so fies? Das sind Kinder.

Sen de kabasın.

Und du unhöflich.

Sophie, söylesene neden bana karşı bu kadar kabasın?

Sophie, sag mal, wieso bist du so unfreundlich?

Çünkü sen de kabasın.

Weil Du unhöflich bist.

Çok kabasın ve bu hiç de doğru değil.

Das ist unhöflich. Und so bin ich gar nicht.

Biraz da kabasın.

Und irgendwie schäbig.

Kabasın ama iyisin.

Plump, aber gut.