komutanı

Senin gibi bir komutana ihtiyacım var.

Ich brauche einen Heerführer wie dich.

Komutan, bir foton torpidosu kalkanlarını aşabilir.

Ein Photonentorpedo könnte ihren Schild durchdringen.

İyi akşamlar Komutan, Bombacı.

Guten Abend, Kommandant, Kanonier.

Var ama tecrübeli komutanları yok.

Aber keine erfahrenen Commanders.

Bir şey hissediyor musunuz Komutan?

Spüren Sie etwas, Counsellor?

SHM, İkinci Komutan. Atışı durdurun.

CIC, X.O. Zielverfolgung einstellen.

Komutan, diğer sistemleri de kaybettik.

Andere Systeme sind auch ausgefallen.

El-Kaide'li bir komutan.

Ein al-Qaida Befehlshaber.

Orada bir şey olabilir, Komutan.

Da könnte irgendetwas sein.

Komutan, gizlenme cihazında bir çeşit güç dalgalanması var.

Ich registriere eine Energiefluktuation in der Tarnvorrichtung.