korkuyor

Burası sanki veterinermiş gibi bir avuç korkmuş köpek gibi kokuyor.

Hier riecht's wie beim Tierarzt, wie ein Haufen ängstlicher Hunde.

Korkarım ki sana kötü haberlerim var.

Ich habe leider schlechte Nachrichten.

Ben Korkarım büyük bir hata yaptım.

Ich fürchte, ich machte einen großen Fehler.

Asker, korkarım ki bazı kötü haberlerim var.

Gefreiter, ich habe leider schlechte Nachrichten für Sie.

Ben de korkuyorum ama kıyaslamanın bir faydası yok.

Ich hab auch Angst. Aber Vergleiche bringen nichts.

Korkarım sana verecek çok kötü haberlerim var.

Ich fürchte, ich habe sehr schlechte Nachrichten für dich.

Ama ben de korkuyorum.

Aber ich habe auch Angst.

Korkarım bazı kötü haberlerim var.

Ich fürchte, ich habe schlechte Nachrichten.

Korkarım ki senin için kötü haberlerim var.

Ich habe leider eine schlechte Nachricht.

Silahlı adamlarımız ve köylüler çok cesurlar, ama babam olmadan korkarım ki.

Unsere Leibeigenen sind tapfer, aber ohne Vater befürchte ich Schlimmes.