kurdum

Ben bir emeklilik fonu kurdum.

Ich habe einen Rentenfonds gegründet.

Ama ona bir fare tuzağı kuracağım.

Aber ich baue ihm eine Rattenfalle.

Daha iyi dünyalar kurar.

Wir erschaffen bessere Welten.

Tüm ebeveynlik stratejimi bunun üzerine kurdum.

Meine komplette Erziehungsstrategie basiert darauf.

Bir grup kurarsın, kendi bahçeni

Grüne eine Vokuhila-Band, Gartenarbeit

Bu yüzden seninle bağlantı kurdum.

Darum habe ich Sie kontaktiert.

Ahırlar kuracağım, cinayetlere tanık olacağım elektrikli şömineler yapacağım.

Ich errichte Scheunen, bezeuge Morde, mache Elektrokamin-Herzen.

Radarda bağlantı kurdum, General.

Ich habe Radarkontakt, General.

Ben bir kurdum

Ich bin ein Wolf

Eski ortağım Billy Stanhope ile yeni bir yazılım şirketi kurdum.

Ich habe eine neue Softwarefirma gegründet mit meinem alten Partner Billy Stanhope.