muhabirdi

Sen muhabir değilsin. Sen bir yalancısın.

Sie sind keine Reporterin, Sie Lügnerin.

Onlarca muhabire yalan söyledim.

Ich habe Dutzende Reporter angelogen.

Senin gibi savaş muhabirleri için. Al.

Für Schmarotzer wie Kriegsberichterstatter immer.

Muhabirlerin hepsi seni seviyor;

Alle Journalisten lieben dich.

Daha önce karşılaşmamıştık. Sağlık muhabiri misiniz?

Sind Sie erst seit Kurzem Medizin-Journalistin?

Muhabir yok, Televizyon yok. Karanlık savaş.

Keine Reporter, kein Fernsehen, keine Übertragung.

Bazen kibirli muhabirlere katlanırım.

Manchmal ertrage ich arrogante Reporter.

Onların en üst düzey muhabiri.

Sie ist deren oberster Ressortleiter.

Yerel bir sunucu bir muhabir.

Einen Moderator, einen Reporter.

Ne yani? Muhabirlerin hormonları yok mu?

Haben Reporter etwa keine Hormone?