okumayı

Kaptan, sıradışı bir okuma alıyorum, görünmeyen bir kaynaktan gelen nötrino salımı.

Empfange eine ungewöhnliche Anzeige. Eine Neutrinoemission ohne erkennbare Quelle.

Bolivya, canlandırıcı yeni bir meydan okuma olacak.

Bolivien wird eine erfrischende neue Herausforderung sein.

Burada bazı aralıklı algılayıcı okumaları mevcut.

Ich habe hier einige unterbrochene Sensorenanzeigen.

Çalışması, her ikimiz içinde bir meydan okuma olacak.

Ihre Unterweisung wird für uns beide eine Herausforderung sein.

Belki yüksek okul mezuniyeti, belki okumayı öğrenmek.

Vielleicht eine Schulausbildung, oder erstmal lesen lernen.

Okumaya devam edin.

Lesen Sie weiter.

Kabul ediyorum bu meydan okumayı, Ekselansları.

Herausforderung ich annehmen werde, Eure Hoheit.

Okumaya devam et, buradan oku!

Lies einfach weiter, mach schon.

Ben gerçekleri okumayı severim.

Ich lese gern reelle Sachen.

Telepati zihin okuma değildir.

Telepathie ist kein Gedankenlesen.