oranında

Alışılmadık yoğun oranlarda pergium okuması aldık.

Wir ermittelten ungewöhnlich hohe Pergiumwerte.

Bir adrenalin artisi muazzam oranda

Ein Adrenalin-Anstieg kann einen massiven

Radyasyon oranını ölçerim.

Ich ÜberprÜfe Radioiodgehalte.

Bozma oranları yüksek kararsızlık içerir.

Ihre Zerfallsrate ist extrem variabel.

Komisyonunu en yüksek orandan keseceğim.

Aber ich kassiere eine Riesenprovision.

Bu beden yüksek oranda, işlenmiş tantal ve niyomyub elemenleri ihtiva ediyor.

Dieser Körper enthält einen hohen Anteil an weiterverarbeitetem Tantalum Niobium.

Barry, yeni bir çevreye yaklaştığında, oranın her karışını gözetler misin?

Barry, wenn du eine neue Umgebung betrittst, inspizierst du dann jeden kleinen Fleck?

Bugün kimin yağ oranını ölçmeyi planlıyorsun Mason?

Wessen Fettgehalt wollen Sie heute wohl messen, Mason?

Hindistan telekominikasyon pazarı oranları.

Prozente an Indiens Telekommunikationsmarkt.

Bir seyahat acentesinde çalışıyorum. Oranın ortaklarından biriyim.

Ich arbeite in einem Reisebüro, bin einer der Hauptaktionäre.