oynamıştık

Ama birlikte bovling oynamıştık.

Aber wir haben zusammen gebowled.

Hatırladığım kadarıyla, Gul Dukat, bir oyun oynamıştık ve sen hile yapmıştın.

Soweit ich weiß, Gul Dukat, spielten wir es einmal und Sie schummelten.

Gerçek mi cesaret mi oynamıştık ve şeyi izlemiştik

Wir spielten "Wahrheit oder Pflicht" und guckten

Daniel Jackson ve ben bir keresinde oynamıştık

Daniel Jackson hat es einmal mit mir gespielt.

Shakespeare ve Dostoyevsky oynamıştık da.

Wir spielten Shakespeare und Dostojewskij.