rütbeli

Hayır, sizin çalışanlarınızın yüksek rütbeli bir üyesi.

Nein, ein hochrangiges Mitglied Ihres eigenen Stabes.

İki rütbe birden rütbe indirimi alıyorsun.

Sie werden zwei Dienstgrade heruntergestuft.

Yüksek rütbeli hükümet kimlikleri arıyorlardı.

Sie suchten nach Hochrangigen Regierungsausweisen.

Bir sonraki üst rütbeli kim?

Wer ist ranghöchster Offizier?

Büyük adamların çevresi tekrar rütbeleri mahvediyor.

Alte Seilschaften schließen wieder ihre Reihen.

Üst rütbeli subay sizsiniz.

Sie sind ranghöchster Offizier.

Buranın en yüksek rütbeli subayı kim?

Wer ist hier der ranghöchste Offizier?

Dünya Cumhuriyeti'ne bağlı yüksek rütbeli bir askerim.

Ich bin ein ranghoher Offizier der Erdrepublik.

IRA'in yüksek rütbeli eski liderleri şu anki Gerçek IRA kurulunu idare ediyor.

Ehemalige hochrangige Anführer der IRA, die jetzt den Entscheidungsrat der Real IRA bilden.

Bu da onun patronu, Ari Tasarov. Gogol'un yüksek rütbeli bir üyesi.

Das ist ihr Boss, Ari Tasarov, ein hochrangiges Mitglied von Gogol.