sıradışı

Bu örümcek, bazı sıradışı teknolojilerin sapmasından oluştu. Haydi.

Dieser Arachnid ist eine Aberration infolge verschiedener ungewöhnlicher Technologien.

Kaptan, sıradışı bir okuma alıyorum, görünmeyen bir kaynaktan gelen nötrino salımı.

Empfange eine ungewöhnliche Anzeige. Eine Neutrinoemission ohne erkennbare Quelle.

Sıradışı gibisinden, hatırlanacak bir şey.

Etwas ungewöhnliches, Erinnerungswertes, schätze ich.

Toksikolojik testler kanlarında sıradışı madde saptamadı.

Toxikologische Tests wiesen keine ungewöhnlichen Substanzen nach.

Sıradışı bir şey mi buldun?

Bemerken Sie etwas Ungewöhnliches?

Sıradışı sıcaklık casus yazılımın bir göstergesidir.

Ungewöhnliche Hitzeentwicklung ist ein Anzeichen für

Sıradışı, değil mi?

Üngewöhnlich, oder?

Sıradışı evet ama

Etwas unorthodox, aber

Sondalar beş gezegen sisteminde de sıradışı jeolojik aktivite saptadı.

Sonden verzeichneten ungewöhnliche geologische Aktivitäten in allen fünf Planetensystemen.

Bu küçük güzellik çok nadir ve sıradışı, aynı sizin gibi.

Diese kleine Schönheit ist sehr ungewöhnlich und selten, ähnlich wie Sie.