spor için Türkçe-Almanca çeviriler:

Sport · Sportart · Turnhalle · Sportwagen · spore · Spor · bewegung · diğer çevirileri

spor Sport

Pink Floyd'un ilk konseri The Wall'u Daily Memorial Spor Salonu'nda izlerken tanışmıştık.

Die Uraufführung von Pink Floyd's "The Wall". In der Daily Memorial Sport Arena.

Bu ciddi bir spor dalı, Axl.

Das ist ein ernsthafter Sport, Axl.

O koşu çorapların gudubet şeyler, ve frolf de bir spor değil.

Diese Laufsocken sind scheußlich und Frolf ist kein Sport.

spor Sportart

Yeni bir spor keşfediyorum.

Ich erfinde eine neue Sportart!

Benim en sevdiğim spor ne Hank?

Was ist meine Lieblings-Sportart, Hank?

İster spor ister hobi olsun. Yine de senden daha iyiyim ben.

Sportart oder Hobby, ich bin trotzdem besser als du.

spor Turnhalle

Peki ya spor salonu?

Was ist mit der Turnhalle?

Spor salonu böyle bir yermiş demek.

So sieht also die Turnhalle aus.

Benim spor salonumda değil, ahbap.

Nicht in meiner Turnhalle, Kumpel.

spor Sportwagen

Spor araba gibi.

Wie der Sportwagen.

Zırhlı spor arabayı ve gizli bölmeyi bu açıklar.

Das erklärt den gepanzerten Sportwagen und das Geheimfach.

Bir başkası bir İtalyan spor arabasına bakıp "Neden benim olmasın?" diye düşünüyor.

Ein anderer beäugt einen italienischen Sportwagen und denkt, "warum nicht ich?

spor spore

Kütle spektrometresi katilin sümüğünde gömülü ender bulunan bir spor buldu.

Major Massenspektrometer hat eine seltene Spore, vergraben im Schleim des Mörders gefunden.

Bu spor şu anda nerede, doktor?

Diese Spore. Wo ist sie jetzt, Doktor?

Spor ve mantar örnekleri toplarım.

Ich sammle Sporen und Grünspan.

spor Spor

Sizi tanıştırayım. Cem bey, Ülkü Spor'un Başkanı.

Das ist Herr Cem, der Präsident von Ülkü Spor.

spor bewegung

Egzersiz yok, spor yapmıyorsun.

Keine Bewegung, kein Sport.