tacirleri

Daha çok yasadışı ilaçlara el konmuş ve uyuşturucu tacirleri tutuklanmıştır.

Wir haben mehr illegale Drogen beschlagnahmt, mehr Drogenstraftäter verhaftet.

İçki taciri olduğunu duydum.

Ich hörte, Sie wären SchwarzhändIer.

Meksikalı uyuşturucu tacirleri McGuire'ı uydularımıza girmesi için zorladı.

Das mexikanische Drogenkartell hat McGuire gezwungen, Satelliten-Verbindung herzustellen.

Steven, o bir köle taciri.

Steven, er ist Sklavenhändler.

Uyuşturucu taciri Ricky Ross'u temsil etmiştiniz.

Sie vertreten Ricky Ross, den Crack-Dealer?

O da benim gibi yağ ve sabun taciri olacak.

Er wird Öl und Seifenhändler sein wie ich.

Avcılar değil, Lizzy tacirler.

Keine Wilderer, Lizzy Großhändler.

Bu tacirler haritalar için astronomik fiyatlar istiyor.

Die Händler verlangen überzogene Preise für ihre Karten.

Adamlar uyuşturucu taciri Gary.

Es sind Drogendealer, Gary.

Bu bir tacir yolculuğu.

Das ist eine Verkaufsreise.