tarihinin

Manny'nin tarih öğretmenini etkilemek istiyorum.

Ich möchte Mannys Geschichtslehrer beeindrucken.

Bence bu mağaralar tarihimizin önemli, kayıp bir parçasını içeriyor olabilir.

Diese Höhlen könnten ein fehlendes Stück unserer Geschichte enthalten.

Tarih öğretmenlerimizden biri, Bay Hack, bir kaza geçirdi.

Einer unserer Geschichtslehrer, Mr.Hack, hatte einen Zwischenfall.

Cinsel tarihin, cinsel tercihlerin.

Lhre sexuelle Biographie, sexuelle Vorlieben.

Bir tarih belirlediniz mi?

Habt ihr ein Datum festgelegt?

Hayır, tarih değil.

Nein, keine Geschichte.

Yerel biyografiler ya da tarih.

Lokale Biografie oder Geschichte.

İngiliz tarihi beni hep büyülemiştir.

Englische Geschichte fasziniert mich.

Tarih hocası olmak istiyordum.

Ich wollte Geschichtsprofessor werden.

Sokovia'nın acılı bir tarihi var.

Sokovias Geschichte ist krass.