taze için Türkçe-Almanca çeviriler:

frisch · neu · jung · grün · diğer çevirileri

taze frisch

Güzel büyük bir porsiyon taze kızarmış morina balığı, gazeteni almışsın

Eine schöne, große Portion frisch ausgebackener Kabeljau, in Zeitungspapier gewickelt.

Sizin için taze sıkılmış limonata hazırladım, kızlar.

Hier ist frisch gepresste Limonade für euch.

Sen de çok taze misin?

Bist du ganz frisch?

taze neu

Yeni çarşaflar, taze çiçekler.

Neue Laken, frische Blumen.

Taze bir şifreleme kodu oluşturmam gerekecek.

Ein neuer Verschlüsselungscode ist nötig.

Bahsettiğim tek şey taze bir başlangıç, hayatında yeni bir bölüm.

Alles wovon ich spreche, ist ein Neuanfang, ein neues Kapitel in deinem Leben.

taze jung

Mike Branford, Connecticut'da yaşıyor, ve taze bir lise öğretmeni.

ERZÄHLER: Mike lebt in North Branford, Connecticut, ein junger High-School-Lehrer.

Taze fesleğenle ve Yangzi tahıllarıyla çeşnilendirilmiş.

Gewürzt mit jungem Basilikum und Yangzi-Körnern.

Yeni doğmuş buzağı gibi taze ve gencecik!

Frisch und jung wie ein neugeborenes Kalb!

taze grün

Taze ekmek, yeşil bezelyeler, mısır.

Frisches Brot, grüne Bohnen, Mais.