yapmayı

Eğer gitmeye ya da bir başka sürpriz saldırı yapmaya kalkışırsanız sizi görürüz.

Wenn Sie versuchen abzuhauen oder eine weitere brillante Schleichattacke planen, wir sehen Sie.

Tehlikeli bir şey yapma, lütfen!

Bitte, mach nichts Gefährliches.

Yapma ama, bana bir suç ortağı lazım.

Komm schon, ich brauche einen Komplizen.

Sana bir şey yapmadan önce.

Bevor ich Ihnen etwas antue.

Pelvik muayenesi yapmayı denedim ama kızlık zarı bozulmamış.

Ich habe eine Beckenuntersuchung gemacht, aber ihr Hymen ist unberührt.

Ben tiyatro yapmayı çok istiyorum.

Ich möchte sehr gerne Theater spielen.

Ona yapma! Hayır, beni al lütfen!

Nein, nehmen Sie mich, bitte.

Küçük bir rol yapmayı deneyelim.

Versuchen wir ein kleines Rollenspiel.

Hayır, seni iyi yapmaya çalışıyorum.

Nein, ich versuche, dich aufzubauen.

Yapma lütfen. Geçen hafta genelev işletiyordun.

Letzte Woche Puffmutter, diese Woche Gesetzeshüterin.