yaratıkları

Takdir edilecek yaratıklar, sorgulanamaz şehitler.

Bewundernswerte Geschöpfe, unanfechtbare Märtyrerinnen.

Büyüleyici bir yaratık, değil mi?

Eine faszinierende Kreatur, oder?

Ayrıca, bu korkunç dünya yaratıkları çok lezzetli.

Außerdem sind diese schrecklichen Erden-Kreaturen köstlich.

Şimdi Bedevi'ye göre kaplumbağalar çok ters yaratıklar.

Denn laut Beduinen sind Schildkröten sehr rückwärtsgewandte Kreaturen.

Bu yaratık da kim?

Wer ist diese Kreatur?

Sanırım aynı yaratığı bu akşam tekrar gördüm.

Ich glaube, ich sah diese Kreatur heute wieder.

O korkunç yaratık, aynı zamanda bir insan.

Diese furchtbare Kreatur ist auch menschlich.

Korkunç, çirkin bir yaratık!

Ein schrecklich hässliches Biest!

Değil misin? Şakakların garip sualtı yaratıkları gibi zıplıyor.

Ihre Adern pulsieren wie ein merkwürdiges Unterwasser-Lebewesen.

Ama o yaratıklar

Aber diese Kreaturen