yolcuları

Gelen yolcular! Lütfen pasaportunuzu yahut vatandaşlık belgelerinizi hazır edin.

Ankommende Passagiere, bitte halten Sie Ihren Reisepass oder Ihre Einbürgerungsurkunde bereit.

Bugün bir uçak geldi, bütün yolcular Almanca konuştu.

Heute landete ein Flugzeug. Alle Insassen sprachen deutsch.

Bu sayede, problemli yolcuları inişe kadar, burada tutuyorlar.

Hier werden uneinsichtige Passagiere, bis zur Landung eingeschlossen.

Yolculardan biri kalp krizi geçiriyor.

Einer Ihrer Passagiere hatte einen Herzinfarkt.

Yolcu belgelerini veya hamil bonolarını arıyor olabiliriz

Wir könnten uns Reiserechnungen oder Inhaberpapiere ansehen.

Huzur seni bekliyor, Yolcu.

Frieden erwartet dich, Reisender.

Zaman yolcuları, hepimiz birer zaman yolcusuyuz.

Zeitreisende? Zeitreisende? Wir sind alle Zeitreisende.

O uçaktaki her yolcu enfekte olacak.

Jeder Flug-Passagier wird infiziert werden.

Şimdi yolcu tarafındaki pencereye bak.

'Jetzt gucken Sie durchs Beifahrerfenster.'

Yeni yolcular mı?

Nanu, neue Passagiere?